dulkadir_logo.jpg

KAYSERİ TOMARZA İLÇESİ
GÜLVEREN KÖYÜ
DULKADİROĞULLARI
DÜĞÜN-NİŞAN VE ÖZEL GÜNLER
KAYSERİ TEMPO GAZETESİ ÖDÜL TÖRENİ
TOMARZA ŞİİRLERİ/POETRIES
GÜLVEREN RESİMLERİ
YENİ
KAYSERİ NİN MUHTEŞEM STADYUMU MAGNIFICIENT STADIUM OF KAYSERI
2006 DULKADİROĞULLARI ŞÖLENİ/FAMILY FESTIVAL
BASINDA 2006 DULKADİROĞULLARI AŞIK SERDAİ Yİ ANMA ŞÖLENİ/REMEMBERANCE OF ASIK SERDAI DHULQADIR FESTIVAL 2006 IN MEDIA
BUYUKBABAMIZ/OUR GRANDFATHER DERVIS DULKADIROGLU VE/AND MUHAMMED DULKADIROGLU



DULKADİROĞLU BEYLİĞİ ASKERİ TEŞKİLATI/DHULQADIR PRINCIPALITY MILITARY ORGANISATION
UZAKTAKİ DULKADİR EVLATLARI/DHULQADIR DESCENDANTS IN OVERSEAS
UZAKTAKI DULKADIR EVLATLARI
OSMANLI EYALET ASKERLERİ/OTTOMAN STATE SOLDIERS
DULKADİROĞULLARI/DHULQADIR ŞİİRLERİ/POETRIES
GÜLBABA TÜRBESİ/THE TOMB OF GULBABA
AKRABA VE KÖYLÜLERİMİZİN RESİMLERİ/PICTURES OF OUR RELATIVES AND VILLAGERS
MUHTARIMIZ VE ÖNCEKİ DÖNEM MUHTARIMIZ/OUR MUHTAR(VILLAGE OFFICIAL) AND THE PREVIOUS MUHTAR(VILLAGE OFFICIAL) HAYIRSEVERLERİMİZ
DOST LİNKLER/FRIENDS LINKS
GÜLVEREN RESİMLERİ
YENİ/NEW GULVEREN PICTURES
DULKADİROĞULLARI ŞÖLENİ 2005
KÖYÜMÜZ HAKKINDA/ABOUT OUR VILLAGE
KURUCUMUZ DULKADİROĞLU DAVUTOĞLU SİPAHİOĞLU ALAYBEY(ISBAA) HAKAN TÜRKER SARIÇİÇEK
KÖYÜMÜZDEN KARELER
TARİHİ KOYNUNDA AĞIRLAYAN KABRİSTAN
DULKADİROĞLU ALİ SARIÇİÇEK

KÖYÜMÜZ HAKKINDA/ABOUT OUR VILLAGE


gulveren_tabelas__hosgeldiniz.jpg

AİLE TARİHÇEMİZ/OUR FAMILY HISTORY
Anadolu da Selçuklu Devleti nin parçalanma döneminde Horasan dan Selçuklular için mücadele vermiş, komutanlıklarını yapıp yararlıklar göstermiş Türkmen Beyleri Suriye, Halep, Şam taraflarından bugünkü Türkiye'ye geçiş yapmaya başladılar. 1300 lerin başındaki bu geçiş Horasani Halil Türkmen'in yaşlılığına rastlayan bir dönemdir. Şu anki Maraş dolaylarına geldiklerinde Halil Türkmen'in oğlu Hasan Dulkadir Bey son derece güçlü, savaşçı, akıllı ve heybetli bir Bey olarak Türkmen boyları ve aşiretleri arasında dahada öne çıkar. Kendisi ailesi ve diğer Türkmen leri yanında toplayarak dahada güçlenen Hasan Dulkadir Bey Ermeni Prensini yener. Bölgede hızla güçlenen Dulkadir Bey ve ailesi 1337 yılında tam anlamı ile Beylik-Devlet olarak tarih sahnesindeki yerini alır.

Bu zamandan sonra Dulkadir Bey den ötürü Dulkadirliler Dulkadiroğulları diye anıldılar.
Osmanlılar'ın da büyüme döneminde, Dulkadiroğulları askerleri ile Şehzadelere ve Sultanlara desteklerini esirgemediler. Dulkadiroğulları bilindiği gibi Oğuz Han Oğlu Günhan evladı Bayat boyundandır. Günhan ın diğer oğullarından biride Osmanlıların ait olduğu Kayı boyudur. Yani Osmanoğulları, Dulkadiroğullarının amcazadeleridir. Elbette Osmanlı'ya gelişme döneminde verilen destekler sadece amcazadeleri olmalarından değil aynı zamanda Osmanlı Padişahlarının eşlerinin ve annelerinin bir çoğunun Dulkadiroğlu Hanedanı'ndan olmasıdır. Yani Dulkadiroğulları, Osmanoğulları ile akrabalıklarını saraya kız gelin ederek ve alarak da karşılıklı olarak pekiştirmişlerdir.
Osmanlıların Yükseliş dönemindeki Padişahlarının eşleri ve anneleri çoğunlukla Dulkadiroğlu kızlarıdır.

Bu sebeple Yavuz Sultan Selim'in annesi Gülbahar Ayşe Sultan'da Dedemiz Dulkadiroğlu Alaüddevle Bey'in kızıdır.
Yavuz Sultan Selim Devleşen bir İmparatorlukta son kalan Dedesinin ve dayılarının Beyliğini'de noktalayarak büyümesini devam ettirmek istiyordu.

Bu yöndede yapılan büyük savaşta Yavuz un yanında yer alan Alaüddevle Bey in kardeşi Şahsuvar Bey in oğlu Ali Bey savaş öncesi bir konuşma yaparak amcasının yanındaki Dulkadir Beyleri nin ve askerlerinin önemli bir kısmının yanına geçmesini sağlamıştı. Bu savaş ile yenilen Dulkadiroğlu Alaüddevle Bey ve Beyliği üstünde Osmanlının hakimiyeti kurulmuş oluyordu.

Bu savaş ardından hayatta kalan Dulkadiroğlu Alaüddevle Bey in oğlu Şahruh Bey'in Mehmet ve Ali isimlerindeki oğlu İran tarafına doğru kaçıp Şah İsmail'e sığınmak zorunda kalır. Şah İsmail de bunlara çokca saygı gösterip kendi devletinde önemli yerlerde Sancak Beylikleri yani Han lık verir. Ama sonraları bunlar kendileri sünni olması Şah İsmail in Şii olmasından dolayı oraya ısınamayarak Kanuniye müracaat edip geri dönmek için izin alıp döneceklerdir.

Dulkadir Beyliği nin hüküm sürdüğü iller ve bölgeler Dulkadiriye (Zülkadriye) Eyaleti olarak adlandırılarak Dulkadiroğlu Şahsuvar Bey'in oğlu Osmanlı nın ve Yavuz Sultan Selim'in en sadık Paşası Ali Bey e verilir. Ali Bey Yavuz'un, Mercidabık, Ridaniye ve Mısır Seferlerinde en büyük başarıları göstermiş bir Komutanı ve Paşasıdır. Lakin Dulkadiroğlu Ali Bey bu büyük başarılarının ödülünü Yavuz vefat edip yerine oğlu Kanuni Sultan Süleyman geçtiğinde devşirme bir Paşa olan Ferhad Paşa tarafından haince mert olmayan bir şekilde pusuya düşürülüp öldürülerek ödeyecektir. Nitekim bir sefer esnasında olan Kanuni yi kışkırtıp iftira ile Yavuz'a yaklaşıp "Sultanım derler ki Dulkadir Beyi Ali Bey Maraş ve ahalisinde halka zulüm edermiş. Bir elçi heyeti gönderip yerinde olayı teftiş ettirelim" bu fitne ve yalan dolu kışkırtmadan sonra cevaz alan hain Ferhad Paşa kendi gibi tehdit edici ve kışkırtıcı bir heyeti Maraş'a yollar.

Maraş'a varan heyet Ali Bey i rencide edici sözler kullanıp provake edici tavırlara girince. O yurtların beyi olan Dulkadir Bey'i çok sinirlenip kızar ve o kişileri bizzat kendi öldürür.

Bu olay hain Hırvat devşirmesi Ferhad Paşa nın ekmeğine yağ sürer. Kanuni'ye binbir yalan söyleyerek Ali Bey i katletmek için izin alır.

Hemen Maraş'a bir yazı yazarak Şah ismail e önemli bir sefer daha yapılacağını ve kendisinin ailesi ile Tokat'a gelmesini ister. Maraş'ta kalan Dulkadir Beyleri, Ali Bey'i bu işte bir tuhaflık olduğunu hissederek uyarırlar. Ama Ali Bey "Benim Osmanlı ile alıp veremediğim nedir ki böyle dersiniz ? Onca yararlarımız olmuştur. Bişey olmaz der" Ve evlatlarının bir kısmını yanına alır Tokat a varır. Orda hain Ferhat Paşa Ali Bey'e çok büyük hürmet gösterip adına ziyafet verir ve yemek esnasında iken ansızın kendi adamlarını Ali Bey ve evlatlarına saldırdıp elleri yemekte iken kılıçtan geçirerek haince öldürtür.

Bu saatten sonra Kanuni haberi alınca çok fazla üzülür ama Ferhat Haininin oyununa gelmiştir bir kere. Ferhad Paşa'nın bir başka hainliğini de gören Kanuni onu asarak öldürtür.

Şimdi gelelim, Dulkadiroğlu Alaüddevle Bey'in oğlu Şahruh Bey'in Kanuni'den izin alıp geri dönen oğullları Mehmet Han ve Ali Mirza Bey'e.

Kanuni bu Dulkadir Beylerini Maraş'a göndermezki, yeniden güçlenip Beyliklerini güçlendirmesinler. Zaten babası Yavuz'da buna önlem olarak Dulkadir Beyleri nin bir çoğunu Maraş'tan yeni fethedilmiş olan topraklara göndermiş bir anlamda Sürgünün düğmesine basmıştır.

Dulkadiroğlu Mehmet Han ve kardeşi Ali Mirza Bey başka yerlerde değerlendirilecek ve yerleştirilecektir.

Erzurum ve Çevre bölgeleri (İlleri) kapsayan bir Beylerbeylik oluşturularak ilk Beylerbeyi Dulkadiroğlu Mehmed Han atanır. Kardeşi Ali Mirza Bey'de Pasinler ve Avnik Sancak Beyi olarak görevlendirilir.
Mehmet Han daha sonra Şah İsmail'in tehdit edici akınlarından ve fitnesinden dolayı Niğbolu Sancak Beyi olarak görev verilip sorun olmadan çözülür.
Dulkadiroğlu Ali Mirza Bey'in evlatlarından Karahan Bey'de Köstendil Sancak Beyi olur. Karahan Bey'in oğu Cafer Bey'de Çorum Sancak Beyi olur.

İşte bu Cafer Bey farklı Sancaklarda Sancak Beyliği yaptıktan sonra yaşlılığında emekli olunca Kayseri'de Sancak Beyi olarak görev yapan oğlu DULKADİROĞLU DAVUT BEY'in yanına Kayseri'ye gelir. Yıl 1591-1592 bundan bir kaç yıl sonrada. Oğlu Davut Bey'in yanında 1600 e doğru vefat eder.

Maraş'a bir daha dönemeyen ve Osmanlı'nın Beylerbeyilik ve Sancak Beyliği gibi önemli görevler vererek Maraş'tan uzaklaştırmak adına sürgünlerine maruz kalan diğer Beyler gibi Cafer Bey'de babası ve büyük dedeleri gibi Maraş dışında vefat eder.

Ve oğlu Davut Bey'de Kayseri Sancak Beyliği görevini tamamladıktan sonra kendisine HAS olarak verilen bu günkü Tomarza, Bünyan, Pınarbaşı'nı içine alan bölge olan Zamantı Bölgesine gelir. Bir müddet burda beğeneceği yer bakar. Sonra yine düşünüp Maraş'a dönmek en azından kendisi Maraş'ta yaşayıp orda vefat etmek ister. Maraş'a ailesi ile gider, ama o zamanki Maraş ve Saray yönetimi önceki dedeleri gibi oraya yerleşmesini kuvvetlenirler diye istemez. Çünkü Osmanlı Dulkadiroğlu Hanedanı Beyleri'ni başka yerlere iskan ederken Maraş'ta da elbette aileden kalan Beyler olmuştu.

Dulkadiroğlu Davut Bey mecbur kalarak kendisine HAS olarak verilen Zamantı daki hisselerinin olduğu bölgeye döner. Bir kaç yere ailesi ve yanındaki işçi aileler ile konar en son bugün Tomarza İlçesine bağlı olan eski adı Güllü Viran yeni adı Gülveren olan Köyü nü beğenir ve buraya yerleşir. Bu bölge Zamantı Bölgesi Maraş'a yakındır en azından hasretini bu şekilde giderecektir. Dulkadiroğlu Davut Bey'in oğullarıda Osmanlı Sarayınca Dulkadiroğlu Hanedanından olmaları sebebi ile Zamantı Alaybeyi ünvanları ile görevlendirilirler ve babadan oğula bu görev Cumhuriyete yakın zamana kadar sürer.

Diğer illere gönderilmiş olan Dulkadiroğlu Hanedanı ile de yakın akrabalıkları bulunmaktadır. Hatta hem Kırşehir Dulkadirli de yaşayan Dulkadiroğulları hemde Kayseri Tomarza Gülveren'de yaşayan Dulkadiroğulları aile içindeki bilgilere göre kardeşlik bağları vardır ve bir taraf diğerinden ayrılarak oldukları yere yerleşmişlerdir.

Dulkadiroğlu Davut bey'in şöhretinden dolayı Tomarza'nın üç köyünde yaşayan Dulkadiroğlu ailesi Davutlu'lar olarak anılmışlardır. Ailede babadan oğula geçen Alaybeyi'lik görevi neticesinde bir kol Alaybeyler Isbaa'lar (Sipahiler) olarakta tanınmaktadır.
Gülveren ana köy olmak üzere Gülveren'den Harsa (Güzelsu) ve Bel Köyü'ne Bey dedelerimiz evlatlarını yollamış ve orda yerleştirmişlerdir.

Aile içinde bulunan seceremizde soyumuza bağlılığımızın bir göstergesidir.

Güçleri adaleti ve bonkörlükleri ile yüzlerce yıl yönetim gösteren dedelerimiz bugün torunları ve çevre sakinlerince hayırla yad edilmektedirler.

Yukardada belirtildiği üzere, Ailemiz Gülveren dışında iki köyü daha kurarak toplam 3 köye yerleşmişlerdir.

Bugünkü adı Güzelsu olan (Harsa) köyünde yaşayanlar DULKADİROĞLU Mükremin Bey Dedemizin torunlarıdır. DULKADİROĞLU Mükremin Bey in Babası Dulkadiroğlu Mehmet Sipahi Bey dir ve oğluna bu köyü vererek kurdurmuştur. DULKADİROĞLU Mehmet Sipahi Bey'in Gülveren de yanında kalan Bey oğlu ise DULKADİROĞLU MEMİŞ BEY DİR. MEMİŞ BEY de son derece güçlü, hayırsever, vatansever ve inançlı bir beydir.

Bir diğer köyde Bel Köyüdür ve bu köyü ilk kuranda dedelerimizden Dulkadiroğlu Abdullah Kabak Beydir.
Gülveren, Güzelsu (Harsa) ve Bel olmak üzere bu üç köyde DULKADİROĞLU DAVUTOĞULLARI bulunmaktadır.

Gülveren köyümüzde DULKADİROĞLU olan bizler dışında başka kabilelerde yaşamaktadır.
Bunu göstermesi açısından 1872 yılında yapılmış ve sadece aile büyüklerinin adları alınmış olan bir kaydı sizlerle paylaşıyorum.


YIL/YEAR: 1872
GÜLLÜVİRAN(GüLVEREN)KöYÜ

DULKADİROĞLU DAVUTOĞLU SİPAHİOĞLU MEHMET BEY (Askeri Ünvanlı Sipahi Beyi olduğu için..)
Bektaş oğ.Ahmet
İmam oğ.Abdullah
Havir oğ.Hüseyin
Basanlı? 0ğ.Hüseyin
Kürt oğ.Mehmet
Veyis oğ.Hacı Efendi
Ali Baz oğ.Ali
Fatiç oğ.Ahmet
Çapar oğ.Hüseyin
Safi oğ.Şaban
Kendir oğ.Ali
Cırcır oğ.Hamza
Karaca oğ.Hüseyin
Kara Ömer oğ Salih
Avşar oğ.Mehmet
Faiz oğ.Mehmet
Maksut oğ.Ahmet
Ali Bey oğ.Selahattin
Merinli? oğ.Ali


Hane =65
Mektep =1
Ekilir arazi =4262 dönüm

Arazi Adları:
Çok kabristan
Kör cinlik mevki
Köy önü mevki
?Senire özü
Bedezgah?
Öksüz tepe mevki
Çordan mevki
Taşlı duran mevki
Aktaş mevki
Kuru musluk mevki
Kara viran mezrası

GÜLVEREN-HARSA-BEL DULKADİROĞULLARI

fotos1_5.jpg

DULKADİROĞLU HANEDANI'ndan olup 1934 de Soyadı Kanununun yürürlüğe girdiğinde Dulkadiroğlu soyadını almak istemelerine rağmen soyadını alamayan ailelerimiz bugün bir çok farklı Soyaddadır. Farklı soyadlara bölünmüş olmalarına rağmen halen hepsi çok yakın olarak birbirlerine bağlıdırlar.

DULKADİROĞLU olup değişmiş soyadlara örnek vermek gerekirse;

Sarıçiçek, Çambudak, Akçiçek, Özhan, Ertuğrul, Aktaş, Yıldız, Tırpan, Kaya, Bulgurcu,Yılmaz, Yıldırım, Şahin, Turan, Kabak, Şahan, Erciyes, Sipahi, Akbayır vs. gibidir.


ismim@benimadresim.com

Bana ulaşmak için yukarıdaki e-mail adresini kullanın